21 MayısAnmakYazılar

Biz Halkız. Sürgünde Bir Halkız.

Sezai Babakuş


Daha yüz elli yıl evvel, imparatorluklar çağının güç savaşlarına kurban olan bir halkız. Bir imparatorluğun genişleme iştahına, diğerlerinin nüfuz hevesine yenik düştük. Kimileyin cesaretin ateşinde yandık, kimileyin korkunun gölgesine sığındık. Gafleti de gördük, ihaneti de. Kahramanlığımız kadar, sancağı yere düşürmüşlüğümüz de oldu. Yenildik, kırıldık, bölündük, sürüldük. Daha dün gibi hatırladığımız, ağıtlar yakıp öyküler anlattığımız bir sürgünün çocuklarıyız. Biz halkız. Biz, sürgünde bir halkız…

Biz halkız. Savaş da bizim içindi, sürgün de.

Kiminin toprağımızda gözü vardı. Çar hükmetti: Gidin !...

Kiminin insanımızda sözü vardı. Sultan lütfetti: Gelin !..

Kiminin stratejik hesabı vardı. Kraliçe vazgeçti: Çekilin !...

Kaybeden biz olduk. Azımız kaldı geride ‘biçare’, çoğumuz düştü yollara ‘bigane’.

Kalanlarımız der ki,

Yaralıydık, yarımdık, azdık, acizdik. Yurdumuzun koynunda dinlendik, toprağımızın cömert ellerinde şifa bulduk, ormanımızın mabedinde ruhumuzu yeniledik. Azdık ama umudumuzu biriktirdik, tutunup köklerimize yeniden ayağa kalktık. Acizdik ama cesaretimizi biriktirdik, yeni bir dünya kurduk. Nice yeni istilacılara direndik, savaştık. Direndik dişle tırnakla, inatla umutla. Yendiğimiz de oldu, yenildiğimiz de. Özgürlüğü de tattık, bağımsızlığı da. Gururu da yaşadık yeniden, onuru da. Direndik bugünlere. Tarih akar usulca. Saramadığımız tek yara, sökemediğimiz tek acı kaldı yüreğimizde. Yokluğunu çekeriz gidenlerin. Tarih akar usulca. Bekleriz dönüşünü diğer yarımızın, geleceği birlikte kurmak için. Eksiğimiz artar, bekleyişimiz artar, hasretimiz artar.  Tarih akar usulca.

Gidenlerimiz der ki,

Yeniktik, bitiktik, teslimdik. Köhne teknelerle sürüklendik Karadeniz’in hırçın dalgalarına. Bıraktıklarımızla helalleşmeden, toprağımızla vedalaşmadan düştük yollara. Hastalıktan, açlıktan, soğuktan kırıla kırıla, denize beden vere vere vardık yeni yurtlarımıza. Ve nice bedeller ödeye tutunduk yeni hayatlarımıza. Çoktuk çoğaldık, şimdi milyonlarız. Açtık açıktık, şimdi ‘karnımız toktur, sırtımız pek’. Sanki unutmuş gibi terk ettiklerimizi, sanki umursamazmış gibi yitirdiklerimizi yaşarız yeni dünyamızda kendi halimizde. Tarih akar usulca. Aklımız karıncalanır sanki, yüreğimiz paslanır gibi. Tarih akar usulca. Kökler unutmaz, bırakmaz bizi. Tutar düşüşümüzü, boşlukta kayboluşumuzu. Tutar tükenişimizi. Biliriz sürgünde bir halkız. Biliriz dönüş vakti gelir. Tarih akar usulca.